Kıdem ve İhbar Tazminatı: Yasal Dayanak, Koşullar ve Süreler
Kıdem tazminatı hangi kanunda düzenlenir, hangi fesih hâllerinde hak edilir? İhbar süreleri, ihbar tazminatı, kıdem tavanı ve vergi kesintileri mevzuat çerçevesinde özetleniyor.
Kıdem ve ihbar tazminatı, iş ilişkisinin sona ermesinde en çok uyuşmazlık üreten iki kalemdir. İkisi de "işten çıkışta ödenen para" olarak anılsa da, dayanakları, koşulları ve hesap mantıkları birbirinden tamamen farklıdır. Bu yazıda ikisini ayrı ayrı ele alıyoruz; tutar hesabı için kıdem tazminatı hesaplama ve ihbar tazminatı hesaplama araçlarımızı kullanabilirsiniz.
Kıdem tazminatı hangi kanunda düzenlenir?
Sık karşılaşılan bir yanılgıyla başlayalım: kıdem tazminatı, yürürlükteki 4857 sayılı İş Kanunu'nda düzenlenmez. 4857'nin geçici 6. maddesi uyarınca, kıdem tazminatı için bir fon kurulana kadar 1475 sayılı (mülga) İş Kanunu'nun 14. maddesi yürürlükte kalmaya devam eder. Yani bugün uygulanan kıdem tazminatı rejimi, eski kanunun yürürlükte bırakılmış tek maddesine dayanır.
Hak kazanma koşulları
Kıdem tazminatına hak kazanmak için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir.
1. En az bir yıllık kıdem. İşçinin, işe başladığı tarihten itibaren aynı işverene bağlı olarak en az bir yıl çalışmış olması gerekir. Bir yılın altındaki çalışmalarda kıdem tazminatı doğmaz.
2. Kanunda sayılan bir fesih hâli. Her ayrılık kıdem tazminatı doğurmaz; belirleyici olan iş sözleşmesinin nasıl sona erdiğidir. Başlıca hâller:
- İşverenin, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık (4857 m.25/II) dışındaki bir nedenle sözleşmeyi feshetmesi,
- İşçinin, 4857'nin 24. maddesindeki haklı nedenlerle feshetmesi (ücretin ödenmemesi, sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlar vb.),
- İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle ayrılması,
- İşçinin yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması,
- Kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi arzusuyla sözleşmeyi sona erdirmesi,
- İşçinin ölümü (tazminat kanuni mirasçılarına ödenir).
İstifa ve m.25/II ayrımı
Haklı bir nedene dayanmayan istifa kıdem tazminatı doğurmaz. Aynı şekilde, işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle (4857 m.25/II) yaptığı haklı fesihte de işçi kıdem tazminatı alamaz. Uygulamadaki tartışmaların büyük bölümü, feshin gerçekte kim tarafından ve hangi nedenle yapıldığı noktasında yoğunlaşır; bu nedenle fesih sürecinin yazılı ve belgeli yürütülmesi kritiktir.
Ayrıca 1475 m.14 kapsamında, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı koşullarını tamamlayıp yalnızca yaş koşulunu bekleyen çalışanlar, SGK'dan alacakları yazıyla işten ayrılarak kıdem tazminatına hak kazanabilir. Uygulamada "15 yıl 3600 gün" olarak bilinen bu imkân, sigortalılık başlangıcı belirli bir tarihten önce olanlar için geçerlidir; koşulları kişiye göre değiştiğinden SGK'dan alınacak yazı belirleyicidir.
Hesap esası
Kıdem tazminatı, işçinin işe başladığı tarihten itibaren her tam yıl için 30 günlük ücreti tutarında hesaplanır. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden kıst hesap yapılır; artan aylar ve günler orantılanır.
Hesaba esas alınan ücret, çıplak brüt ücret değil giydirilmiş brüt ücrettir: ücrete ek olarak işçiye sağlanan para ve parayla ölçülebilen sürekli menfaatler (yol, yemek, ikramiye, düzenli primler vb.) hesaba dâhil edilir. Arızi ve süreklilik göstermeyen ödemeler ise kural olarak dâhil edilmez. Giydirilmiş ücretin nasıl bulunduğunu giydirilmiş ücret hesaplama aracıyla adım adım görebilirsiniz.
Kıdem tavanı
Kıdem tazminatının yıllık tutarı, Devlet Memurları Kanunu'na tabi en yüksek Devlet memuruna ödenen azami emeklilik ikramiyesini geçemez. Bu üst sınır, memur maaş katsayılarına bağlı olduğu için yılda iki kez (Ocak ve Temmuz dönemlerinde) güncellenir.
Tavan güncel mi?
Kıdem tavanı altı ayda bir değiştiği için, eski bir tavanla yapılan hesap eksik sonuç verir. Ocak ve Temmuz dönemlerinde yayımlanan memur maaş katsayısı genelgesi tavanı da değiştirir; kritik bir hesapta içinde bulunduğunuz döneme ait tutarı doğrulamanızı öneririz.
Tavan yalnızca kıdem tazminatı için geçerlidir. İhbar tazminatında böyle bir üst sınır yoktur.
Vergi ve kesintiler
Kıdem tazminatından gelir vergisi ve SGK primi kesilmez; yalnızca damga vergisi kesilir. İhbar tazminatı ise ücret niteliğinde sayıldığından gelir vergisine tabidir ve damga vergisi de kesilir. İki kalemin net tutarları bu nedenle aynı brütte bile birbirinden ayrışır.
İhbar öneli ve ihbar tazminatı
İhbar, belirsiz süreli iş sözleşmesini feshetmek isteyen tarafın diğer tarafa önceden bildirimde bulunma yükümlülüğüdür. Bu yükümlülük karşılıklıdır: işveren kadar, istifa eden işçi de önele uymak zorundadır.
Yasal süreler
4857'nin 17. maddesine göre bildirim süreleri işçinin kıdemine bağlıdır:
| İşçinin kıdemi | Bildirim süresi |
|---|---|
| 6 aydan az | 2 hafta |
| 6 ay – 1,5 yıl | 4 hafta |
| 1,5 yıl – 3 yıl | 6 hafta |
| 3 yıldan fazla | 8 hafta |
Bu süreler asgari olup sözleşmelerle artırılabilir; azaltılamaz. Sözleşmeyle artırılan sürenin, feshi yapan tarafa da aynen uygulanacağı kabul edilir.
Tazminata dönüşmesi
Bildirim süresine uymayan taraf, bu sürenin ücreti tutarında ihbar tazminatı ödemek zorundadır. İşveren ayrıca, bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi derhâl feshedebilir; bu, öneli kullandırmanın yasal bir alternatifidir.
Önemli bir ayrım: kıdem tazminatının aksine, ihbar tazminatı için bir yıllık kıdem koşulu yoktur. Altı aydan az çalışmış bir işçi kıdem tazminatına hak kazanmasa da, usulsüz fesihte ihbar tazminatına hak kazanabilir. Buna karşılık, haklı nedenle yapılan derhâl fesihlerde (4857 m.24 ve m.25) ihbar öneli uygulanmaz.
Yeni iş arama izni
İhbar öneli içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermek zorundadır. İzin süresi günde iki saatten az olamaz ve işçi isterse bu saatleri birleştirerek toplu kullanabilir. Bu izni kullandırmayan işveren, izin süresine ilişkin ücreti %100 zamlı ödemekle yükümlüdür.
Kıdemin hesabında kayıtların rolü
Her iki tazminat da kıdem süresi ve ücret üzerine kurulu olduğundan, uyuşmazlıklarda tartışma çoğu zaman bu iki veriye kayar: işçi ne zaman işe başladı, aralıklı çalışma var mıydı, ücrete hangi sürekli menfaatler dâhildi, ücretsiz izinler kıdemden düşülmüş müydü?
Bu sorular ancak düzenli tutulmuş özlük dosyası, puantaj ve giriş-çıkış kayıtlarıyla yanıtlanabilir. Kaydı eksik olan tarafın ispat açısından zor durumda kalması, uygulamanın değişmeyen gerçeğidir. Puantajın kurgusu için puantaj nedir rehberimize, ücretsiz iznin kıdeme etkisi için ücretsiz izin hesaplama aracına bakabilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Fesih ve tazminat uygulaması somut olayın koşullarına ve yargı içtihadına göre değişebilir; bağlayıcı metin için yürürlükteki Kanun hükümlerini esas alın ve gerekiyorsa hukuk danışmanınıza başvurun.
